Uçurtma Ustalarının Hikayesi - Yaşam Uçurtması

23 Eylül 2009 Çarşamba


Yola çiktigimda yanimda duran 40 senelik fotograf üstadi benim ne kadar gergin oldugumdan habersizdi. Uçurtma ustalarinin onlara uzanan baska ellerin yardimiyla yapacagi ve belkide hiç uçamayacaklarindan emin oldugum uçurtmalarini ve kendilerini fotograflamaya gidiyordum.

   Karsilacagim seyin ne oldugunu hemen hemen tahmin etmekle beraber, nasil bir duyguya bürünecegimi de kendi benligimi çok iyi tanidigimdan farkindaydim. Kocaeli üniversitesi sivil havacilik yüksek okulunun kantinin de beni bekleyen 20 kadar özürlü çocuk ve uçurtma ustalarinin ellerine yardim edengönüllü üniversite ögrencileri.

    Karmakarisik duygularin içinde bogulmus bedenim, Kantine ilk girdiginde Erhan Beyin yüzündeki ilik gülümsemeyle çoktan yumusatmisti bile. üç tane uzunca masa, bir sürü özürlü çocuk, yüzlerce çita, yumak yumak iplikler. parlayan gözler.
gülen yüzler.

Çantami sirtimdan indirip fotograf makinesini çikartigimda ise yanimda biten ve aralarinda tek gözlük takan o kiz.

Abi bende çekebilirmiyim dedi yari peltek diliyle

Tabi ki dedim sevecen bir tavirla .

Boynuna taktigim fotograf makinesinin agirligi ve kendi dengesini zor saglamasindan dolayi baslamistik yasam uçurtmasinin ilk karelerine.
Eger siirsel bir tonda ruhunuz varsa biraz da duyguluysaniz...
Burada onlari incitmeden alinabilecek kareleri basladim düslemeye.
Sonrasi ise 200 kadar kareydi .

Yasamanin ve nefes almanin bu kadar degerli oldugu dünyada bir uçurtmanin ucundan tutunmuslardi hayata.
Aralarinda lösemili, zihinsel engelli, otistik, mongol ve daha bir çok sayamadigim kusur olmasina ragmen asilmislardi uçurtmalarin ucundan yasama.

O günden bana kalanlara gelecek olursak. Kocaman bir yasam di .Içinne binlerce saglam vücudu koysaniz dahi 20 tane minicik bedenin yaptigi yasam uçurtmalari beni böylesine duygulandiramazdi.

Onlar uçurtma ustalari olarak yanlarindaki abileri ve ablalari ile uçurtmalari yasama uçurtmaya devam edecekler.

Beni sorucak olursaniz. Gücümün ve duygularimin elverdigince orada olacagim. Tabi ki gönüllü ve istekli olarak.





Sevgilerimle Melih Sular

- Yorumlar (17) - Bu yazı 42795 kez okundu



BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

yaşam uçurtmaları...

Busayr [24 Eylül 2009 Perşembe]

Yaşamda karşımıza nelerin çıkacağını bilemeyiz.. Kaza ile Kader inanırız... Yaşam boyunca karşılaştıklarımıza bazan offf çeker bazan çeşitli sebebler buluruz... Aslında şükretmeliyiz her halimize... Kendimizi bilmemiz gerekir... İsyanları bir kenara bırakıp Yüce Yaradan Allah (C.C.)´a her şekliyle şükretmesini bilmemiz gerekir.... Bu gün bir söz okudum çok sevdiğim bir arkadaşımın Facebook iletisinde sizlerle paylaşmak isterim... " Eğer bir gün çok büyük bir derdin olursa; Rabbine dönüp "Benim çok büyük bir derdim var" deme, derdine dönüp "Benim Çok büyük Bir Rabbim var" de... " Ahmet bey bize şükretmeyi hatırlattığınız için teşekkür ederim...

Mustafa BOYRAZ [24 Eylül 2009 Perşembe]

bir film vardır bilirsiniz belki " ucurtmayı vurmasınlar " bu yazıları okurken filmde başrolde oynayan barış aklıma geldi o da mapusta annesi gibi mahkum hayatı yaşıyor gökyüzünden ucurtmaları izliyordu sonra dedi ki : "niye ucmuyor inci" inci de ucar birügn diyerek özgür olmanın zamanını bekliyordu. Aynı bu cocuklarda özgür olmayı herşeyi yapabilmeyi istiyolardı elimizden ne gelirse yapmalıyız

ufuk [24 Eylül 2009 Perşembe]

Yaşam uçurtmalarını uçuran bu yaşam dolu çocukları, sevgili beni unutmacılarla tanıştıran sevgili dostum
fatih ahmet selviye sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Melih Sular [24 Eylül 2009 Perşembe]

Keşke sizin gibi diğer insanlarda özürlülerinde bir insan olduğunu ,Özürlüde olsa duyguları olduğunu anlayabilse ...Onlara insan gibi davransa...Söylenecek çok şey var aslında, yapılacak çok şey....Toplumun bilinçlenmesi gerek; öncelikle özürlü ailelerinin ve çevrelerinin...

zeliha [24 Eylül 2009 Perşembe]

Sevgili Melih,güzel ve olması gereken bir ateş yaktın bizler de sönmemesi için yanındayız.
Sevgilerimle.

Birsen Ünüvar [25 Eylül 2009 Cuma]

Ne güzeldir yürümeyene ayak olup yürütmek,uçamayana kanat olup uçurtmak...Rabbim herkese bu duyguları taddırıp iyiliğin o unutulmaz lezzetini yaşatsın...

Esra [25 Eylül 2009 Cuma]

Unutmayın. Uçurtmalar rüzgar kuvvetiyle değil, bu kuvvete karşı uçtukları için yükselirler.

Deniz [27 Eylül 2009 Pazar]

Mrb Hocam kısa bir aradan sonra mükemmel bir konu ile döndünüz. Gerçekten özürlü kardeşlerimizede aynı samimiyetle yaklaşıp onların dertlerine ortak olup azaltmak sevinçelerini paylaşıp onları mutluluktan uçurtma gibi uçursak ne güzel olmaz mı? arkaraşlarımızın söylediği gibi toplumumuzun ciddi anlamda bilinçlenip özürlü kardeşlerimizinde varılığından haberdar olmamız gerektiği düşüncesindeyim. Özürlü olmaları insan olmalarını unutturmamalı bizlere.

F e a r l e s s

Cengiz Özdemir [27 Eylül 2009 Pazar]

Gözüne ve gönlüne sağlık.

fahri [28 Eylül 2009 Pazartesi]

Selam,
uctu uctu gonuller uctu rengarenk salınıverdıler gokyuzunde cocuk sevınclıye, cocuk olundu yureklerde kocaman elma sekerlerı gezındı hayırlı vakıtlerde...
bu anlamlı adımı yasatan yasayan ve paylasan paylastırandan Allah(c.c.) razı olsun.
Dua ile,
Narsu

Narsu [29 Eylül 2009 Salı]

slm arkadaşlar işte bu cesaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklık ölüme götürür. aşılmayacak engel yoktur.... yeterki isteyelim değilmi ? hayattan kopmadan sevdiklerizin kıymetini bilelim yeter :)

pınar [22 Ekim 2009 Perşembe]

sevdiklerimizin kıymetini bilelim, bilmem anlatabildim mi ?acaba ....

pınar [24 Ekim 2009 Cumartesi]

cesaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklık ölüme götürür.

pınar [25 Ekim 2009 Pazar]

slm hayat güzel ve son bulmadan kimseyi kırmayalım .

melike [26 Ekim 2009 Pazartesi]

Hocam harikasın tebrikler.Gerçekten yapman gerekeni yapmış,alman gerekeni almışsın bravo.

Otto [8 Aralık 2009 Salı]

uçurtma özgürlüğün ifadesidir.tıpkı uçurtmayı vurmasınlar filmindeki gibi.yüksek göklerden dünyaya bakan bir uzvumu vurmasınlar.İnsanları incelememi sağlayan beni göklere taşıyan o zarif oyuncağımı... Ve ben özürlüyüm, bir uçurtma lazım bana ki dertlerimi özrümü unutabileyim.Yeryüzüne alçalıp yükselerek insanlara karşı ihtiyatla yaklaşabileyim.Ta ki onlar uçurtmayı gördükleri kadar uçuranı da düşünene kadar.

emre [21 Temmuz 2010 Çarşamba]
YORUMUNU EKLE